Ana Sayfa | Site Ağacı | Arama   
 
   Ana Sayfa





Kültür Portalı
   


Mehmet Göktürk'ün "Tarihi ve Anıtları Işığında Kırşehir Mezar Taşları" adlı kapsamlı araştırması kitaplaştı

Kitap Tanıtımı

Kitapta oldukça önemli pek çok konu bulunmaktadır ve uzun bir özet yapılmasını gerektirmekte olduğunu belirtmeliyiz.

Eser yöresel bir yayınmış gibi görünmekle birlikte Kırşehir mezar taşlan Kırşehir'deki eserler, anıtlar, kültür ve Kırşehir tarihi Türkiye ve Türk dünyası ölçeğinde değerlendirilmiştir. Kültür ve sanat bağlantıları azami ölçülerde kurulmuştur.

Her çalışma öncesinde hedef ve amaçların ortaya konulması gerekmektedir. Giriş bölümünde çalışmanın ana hedefleri belirtilmiştir. Çalışmalarımızın ana hedefleri şöyle belirlenmiştir.
 
A) Kırşehir'in kültürümüz bakımdan öneminin bilimsel bir yayınla yeni bilgi ve belgelerle Türkiye ve Türk dünyası ölçeğinde yeniden ortaya getirilmesi.

B) Yurt çapında Kırşehir mezar taşlarını, anıtları ve tarihini en iyi ve ayrıntılı olarak ortaya getirerek mezar taşı araştırmalarının halkalarından birini tamamlamak. Karşılaştırmalarını sağlamak, gelişim içinde yerini tespit etmek.

C) Sonuç olarak ülkemizin, milletimizin kültürüne hizmet etmek.

Kitapta tüme varım ve tümden gelim yöntemi birlikte uygulanmıştır. Türkiye'de Afyon, Konya, Akşehir, Aksaray, Kayseri, Sivas, Bitlis, Ahlat vs mezar taşlarıyla karşılaştırmalar yapılmıştır.

Eserin adı mezar taşlarını öne çıkarmakla birlikte geniş anlatımlı bir kitaptır. Geniş yazılmış tarihi, anıtları, kültürü ve eserleriyle bir bölgeyi bir kenti oldukça geniş bir şekilde ele alıp tanıtmaktadır. Bununla birlikte kitap bilinen tipte bir tanıtım kitabı değil. Yer yer bilimsel ve teknik yönü ağır basmakta mesleki bir çalışma haline gelmektedir.

Kitapta Orta Asya Türk kültür ve sanat geleneğinden başka, Uygur, Gazne, İlhanlı, Hint, yerli, Büyük Selçuklu, Kuzey Afrika hatta İslami ve Türk olmayan Kültür ve sanatlarla olan etkileşimlerden bağlantılardan söz edilmiş yani Kırşehir Türkiye ve dünyaya taşınmış olduğunu belirtmek afaki olmaz. Bu nedenle çalışmanın ana malzemesi bir yöreye ait olmakla ve yörenin kültürünü netleştirmekle birlikte yöresel bir çalışma olmanın oldukça ilerisindedir.

Belirtmek gerekmektedir ki kitapta yer alan eski eserlerin büyük bir bölümü müellif tarafından Kırşehir Müzesine kazandırılmış veya kazandırılması sağlanmıştır.

Şunu belirtmek gerekmektedir ki Kırşehir mezarlıkları, ve mezar taşları 15. yüzyıl başlarında birer tatbiki okul gibidir. Oralarda yani mezarlıklarda çeşitli ekoller sergilenirdi. Pek çok tarihi kişilik mezarlıklarda kendini gösterirdi. Türk tarihinde, Kırşehir tarihinde önemli rol oynamış değerli şahsiyetlerin kurdukları zaviyeler, onlara ait türbeler civarında kurulmuş mezarlıklar vardı. Orada, mermer mezar taşları üzerinde kültürümüz, kültür tarihimiz çeşitli simgelerle ortaya konulmaktaydı. Mezarlıklardaki atlı figürler, aslan figürleri; Anadolu'yu yurt tutma mücadelesi içindeki ecdadımıza, yaşayanlara bu büyük ve zorlu hikayeyi anlatırdı. Aydınlığı bilgiyi simgeleyen kandiller yoluyla düşünce ve tasavvuf tarihimiz orada şekillenip sunulurdu. İnanç yollarına ve çeşitli öğretilere ait simgeler işlenmişti mezar taşlarında. Dönemin astronomi bilgilerini gözler önüne serilmişti.

"Tarihi ve Anıtları Işığında Kırşehir Mezar Taşları" kitabımız bu durumu açıklıkla anlatmakta ve eserlerle göstermektedir.

l. GİRİŞ BÖLÜMÜ

Bu bölümde (önsözle birlikte) Mezar taşlan konusuna geniş bakışla yaklaşılmıştır. Çalışmanın serüveninden ve verilen emeklerden söz edilmiştir. Kırşehir mezarlıkları ve mezar taşları ile Kırşehir hakkında geçmişte yapılan çalışmalar ve yararlanılan kaynaklar vurgulanmıştır. Bilindiği gibi Kırşehir mezar taşlarından bilimsel olarak ilk kez söz eden Rus Araştırmacı Gordlevski'dir (yıl 1925). Giriş bölümünde Kırşehir Tarihi yazarı Cevat Hakkı Tarım ve Valter Ruben, Beyhan Karamağaralı, Gönül Öney gibi bilim adamlarının Kırşehir ve Kırşehir mezar taşları alanındaki araştırmaları ve hizmetleri vurgulanmıştır.

2-KIRŞEHİR TARİHİ BÖLÜMÜ

Kırşehir Mezar Taşlarını Meydana Getiren Tarihsel, Siyasal ve Sosyo Kültürel Çevre (Türk öncesi)

Böyle bir çalışmada Tarih bölümünün geniş verilmesi gereği ortadadır . Kalkolitik Çağ yani Cilalı Taş çağından itibaren Kırşehir'in Eski Tunç Çağı, Asur Koloni Çağı, Hitit Çağı, Frig Çağı, Helenistik, Roma, Bizans Selçuklu Dönemleri ve 14. yüzyılı geniş bir şekilde ele alınmıştır. Bizim çalışmamıza benzer çalışmalarda tarih bölümü kısa tutulurken bizim çalışmamızda tarih bölümü uzun tutulması çalışmanın niteliğini yükseltmiş tarih, anıtlarla kültür ve sosyal hayatla, eserlerle karşılaştırmalı bir seyirle verilmeye çalışılmıştır. Kırşehir tarihi alanında Türk öncesi bugüne kadar yapılanların tamamından daha uzun ve ayrıntılı işlenmiştir.

Tarafımdan Mucur'dan Kırşehir Müzesine getirilen bir Roma Dönemi mezar steli üzerinde kadın adı olarak "Kubaba" adının geçmesi dini ve kültürel devamlılığın ileri bir örneği olup kitabımızda fotoğrafıyla ilk kez yayınlanarak bilim dünyasına sunulmuştur. Türk İslam öncesi dahi olsa Mezar taşlarının ileri derecede taşıyıcı kültür objeleri olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Karşılaştırma bakımından önemlidir. Bu bölümde eserlerin fotoğraflarıyla birlikte Kırşehir'in arkeolojik potansiyeli bir ölçüde tanıtılarak öne çıkarılmıştır. Kalkolitik ve eski Tunç eserlerinden örnekler verilmiş Hitit yol yazıtı olan Malkayası, öküztaşı olarak bilinen boğa ortostatlı sunak, aslan heykeli tanıtılmıştır. İlimizin klasik dönemi yerleşmeleri olarak öne çıkan Kızılırmak kenarında Savcılı Kurutlu Düzyerleşmesi Toklumen Antik kenti, Kuzeydeki Hacıfakılı antik kenti tanıtılmıştır.

Diğer yandan bir çok eser yanında Roma Bizans Dönemi mezar stellerinin de fotoğrafları verilerek mezar taşlarındaki etkileşimin gösterilmesi sağlanmıştır.

3-TÜRK DÖNEMİ

Türk-İslam Dönemi uzun uzun araştırılmış ve incelenmiştir. Kırşehir'deki kültür, Türklerin Anadolu'yu yurt edinmesi esnasında burada büyük mücadeleler verdiği bir il olduğu zaten açıkça anlaşılmaktadır. Bir Türk atlısını gösteren figür, çok geniş tarihi mezarlıklar zaten Kırşehir Selçuklu Türk tarihinin bir mücadele tarihi olduğunun delillerindendir.

Tarih bölümünde daha çok uygarlık ve kültür yönüne ağırlık verilmiş sosyal tarih ve modern kent tarihçiliği sisteminin teknikleri doğrultusunda mekânlar, konular, olaylar, fikirler, ekoller Mezar taşlarıyla birlikte ortaya getirilmeye çalışılmıştır. Kırşehir'in Türk-İslam öncesi tarihi arkeoloji sistematiğinden de yararlanarak eserleriyle birlikte ilk kez bu kadar uzun ve daha fazla bilgi ile ayrıntılı olarak ortaya getirilmiştir. Örneğin Hitit Dönemi yazıtlarla, anıtlarla ve küçük eserlerle dönemin sanat özellikleriyle geniş biçimde açıklanmaya çalışılmıştır. Merkezdeki Kale Höyüğümüzde yapılan araştırmalar, tarafımızdan tespit edilen höyüklerdeki araştırmalarımızla Kaman Kale Höyük'te yapılan kazı ve araştırmalar Kırşehir höyükleri ve örenyerlerinde yapılan arkeolojik yüzey araştırmalarından yararlanılmış ve yıllar içinde yapmış olduğumuz araştırmalar sonucu elde ettiğimiz bilgiler sunulmuştur. Bilindiği üzere Hitit Döneminin ünlü tanrıçası Kubaba vardır. Bu tanrıça adı Kırşehir'de bizim tespit edip Müzeye naklettiğimiz iki bin yıl sonrasına ait bir Roma mezar taşında ortaya çıkmaktadır (kitap resim 30).

Kırşehir'in Türk öncesi ve özellikle Selçuklu Döneminde Kırşehir'de şehirleşme (kentleşme) seyri incelenmiş bu konuda yeni bilgi ve bilgiye dayalı yorumlar getirilmiştir. Özellikle Türk Dönemi imarı ortaya konulmuştur. Ahilerin ve diğer ekollerin şehir hayatı ve ildeki konum ve faaliyetleri konularında bilgi sunulmuştur. Tarih verilirken anıtlar, kültür, eserler vb. mezar taşlarıyla ilişkilendirilmiştir. Kırşehir tarihi verilirken genel Türkiye tarihi perspektifinden sunulmaya çalışılmıştır. Kırşehir tarihindeki İlhanlı (Moğol) gerçeğinden özellikle söz edilmiş gereğince işlenmeye çalışılmıştır. Kayseri ve Kırşehir gibi şehirlerin kurulan Uygur Devletinin merkezlerinden olduğu bilinir. Kırşehir'deki Doğu Türkistanlı Türk Uygur (Eretna) kültür ve sanat etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.

Eserlerin kültür kaynaklarından tariki ve tasavvufi kaynaklarından söz edilmiştir.

4-KIRŞEHİR'DEKİ SELÇUKLU VE 14. YÜZ YIL ANITLARI

Bu bölümde Kırşehir'deki eski anıtların esasında daha fazla sayıda günümüze gelmesi gerektiği yüz-yüz elli yıl öncesinde başlayan tahriple ilgili yaşananlar kayıtlara ve kaynaklara dayanılarak sunulmuştur. Anıtlar Bölümünde Kırşehir'in camileri, medreseleri, türbeleri,zaviye, han, hamam, köprüleri geniş ve ayrıntılı olarak verilmiştir. Şehrimizde yer alan Lale Camii, Melik Gazi Medresesinin taçkapısı, Caca Bey Medresesi ve Türbesi, Kalender Baba Türbe-mescit kompleksi, Melik Gazi Kümbeti, Fatma Hatun Kümbeti,Aflak Baba Kümbeti,Aşık Paşa Türbesi, Ahi Evran Türbe ve Zaviyesi, Caca Bey Hanı ve Kesikköprü anıtları kitapta tanıtılmıştır.

Anıtlarımız, mezar taşları ve diğer eserlerle karşılaştırmalı benzeştirmeli olarak ortaya konulmuştur. Bilimsel bir dille Kırşehir'deki anıtların daha fazla tanıtılması amaçlanmıştır. Özellikle Caca Bey Medresesi uzun ve ayrıntılı olarak ortaya getirilmiştir. Ana eyvan ve taçkapıdaki sütunceler bazı çevrelerce başkaca kültür kaynaklarına dayandırılırken kitabın Caca Bey Medresesini işleyen bölümünde bu sütuncelerin Kırşehir'de ve sanat ve kültürümüzde sıkça işlenen kandillerden kaynaklandığı üzerinde durulmuştur.

Pek çok konu içinde Aşık Paşa Türbesindeki motiflerin Kırşehir mezar taşlarında tümüyle işlendiği ortaya konulmuş, Aşık Paşa Türbe taçkapısınm bir mezar taşı gibi yapıldığı üzerinde durulmuştur.

Örneğin Caca Bey Medresesinin ana eyvan ve taçkapı sütuncelerinin Kırşehir mezar taşları kandilleriyle olan benzerliği ortaya konularak konuya yeni bir bakış getirilmiştir. Yine Kırşehir mezar taşlarında işlenen kadeh motifinin Medrese taçkapısında ve penceresinde işlenmesi dikkati çeker. Kırşehir mezar taşlarında işlenen başkaca figür ve motiflerin benzerleri Kırşehir Selçuklu yapılarında dikkati çekecek derecede karşımıza çıkabilmekte ve bu konular "Tarihi ve Anıtları Işığında Kırşehir Mezar Taşları" kitabında belirtilmektedir.

5- ASLAN FİGÜRLÜ YAPI BLOKLARI BÖLÜMÜ

Selçuklu yapılarından günümüze gelebilen bu aslan figürlü yapı blokları bize Selçuklu eserleri konusunda bilgi vermektedir. Bu hayvan figürlü bloklar ile Kırşehir mezar taşlarındaki figürler karşılaştırılmıştır.

6-ÇİFT EJDER BİÇİMLİ MÜTTEKA


Bilindiği gibi müttekalar eski dergahlarda kullanılan asa biçimli, Zaviye şeyhi, baba yada dedelerin kullandığı eşyalardır. Tekke sanatının simgelerindendir. Yine bilindiği üzere Ahi Evran'in simgesi ve Evran adı ejder anlamına gelmektedir. Bizim müttekamız Ahi Evran zaviyesinden bize intikal etmiştir. Kitapta söz edilen eserlerin tamamına yakını Kırşehir Müzesinde korunmaktadır. Daha sonraki dönemlere ait olmakla birlikte aynı kültür kaynağının bir elemanı olan bu mütteka ile Kırşehir mezar taşlarındaki ejder figürlerinin karşılaştırılması sağlanmıştır. Bilindiği üzere Kırşehir halılarının da birincil figürü ejder olup bu husus da eserde işlenerek daha geniş olarak başkaca el sanatları bakımından konunun ele alınması sağlanmıştır. Kale Camii taçkapısındaki ilk kez tarafımdan görülüp tespit edilmiş dört adet horoz başı, yine ilk tespit olan kanatları açık ve Kültigin başıyla büyük benzerlik gösteren heraldik duruşlu tek başlı kuş figürü ile ilk tespit zoomofik çift başlı kartal kompozisyonu yayınımızda tanıtılarak Orta Asya Türk kültürü kaynağından hareketle mezar taşlarıyla birlikte gerekli değerlendirmelerle sunulmuştur. Köşe sütuncelerinin zar küp başlığı üzerindeki kompozisyonlar Mısır Tolunoğlu Camideki benzer örneği ile birlikte verilmiştir.

7-GEOMETRİK MOTİFLİ YAPI BLOKLARI

Kırşehir'deki Selçuklu varlığını vurgulamak ve mezar taşlarmdaki motiflerle karşılaştırılmasını sağlamak için geometrik motifli taşlar sunularak tanıtılmıştır. Bilindiği gibi geometrik kompozisyonlar ana biçimler olarak bitkisel ve zoomorfîk kompozisyonlara dönüşebilmektedir.

8- KIRŞEHİR MEZARLIKLARI

Eserde mezarlıklar geniş ele alınmıştır. Kırşehir merkezinde ve Köylerindeki bazı dikkati çeken mezarlıklar ayrıntılı tanıtılmıştır. Tarihçesi verilmiştir. Bu çalışma ile Maşa Deresi Mezarlığı, Nasuh Dede mezarlığı Kayaşeyhi mezarlığı ve Hızırağa Mezarlığının Selçuklu Döneminden beri gelen mezarlıklar olduğu açıkça ortaya ilk kez belgesel biçimde konulmuş literatürde gereğince daha fazla yer alması sağlanmıştır.
Maalesef kültür ve sanatımızın önemli alanları olan çok geniş mezarlıklar Kırşehirimizde korunamamıştır.

Aşık Paşa Mezarlığı, Nasuh Dede, Kayaşeyhi, Hızırağa, Gümüşkümbet Köyü ve Dulkadirli mezarlığı ve bugün tamamen ortadan kalkmış olmakla birlikte Maşa (Meşhed=şehitlik)Deresi Mezarlığı, Ahi Evran Zaviyesi Haziresi(Mezarlığı), İmaret ve Büyük Koru Mezarlığı, tanıtılmış şehirdeki diğer mezarlıklardan söz edilmiş, konu geniş ve derli toplu biçimde sunulmuştur.

9.KIRŞEHİR MEZAR TAŞLARI


Bu bölümde kültür ve sanatımızın tümüyle yansıdığı mezar taşlarımız tasnifli şekildeincelenmiş, ön yüz arka yüz programları tanıtılmıştır. Form, biçim ve motif, malzeme olarak istatistiki olarak incelenmiş değerlendirilmiştir. Koyun biçimli mezar taşları Kırşehir'de Akkoyunlu-Karakoyunluların varlığını belgeler.

10. FİGÜRLER


Kırşehir mezar taşlarında vasat olanın yanında üstün sanat gösteren figürler de vardır örneğin Kalükük oğlu Mehmed'in mezar taşındaki insan figürü ile bazı aslan figürlerinde görülür.

Bu bölümde Kırşehir mezar taşlarındaki insan, aslan, ejder, horoz, kuş, koyun figürleri Asya'dan Avrupa'ya Afrika'ya yayılmış kültür ve sanatımızın geniş perspektifinden, kültür kaynakları bakımından ele alınmış ve objektif biçimde sunulmuştur. Tariki ve tasavvufi boyutları işlenmiştir. Uygur, İlhanlı üslubu ve etkileri vurgulanmıştır. Özellikle Kırşehirli Aşık Paşa'mızın Garipnamesine Kırşehir'li Gülşehri'nin Feleknamesine atıflar yapılmıştır.

11. BİTKİSEL MOTİFLER, HAYAT AĞACI, ZOOMORF VE ANTROPOMORF

Bütün plastik sanatlarda bitkisel ve çeşitli motifler olmak üzere zaman zaman hayvan ve insan şekilleri gizlemeci bir üslupla yerleştirilmiştir. Kırşehir mezar taşlarında ve yapılarında da hayvan üslubu denilen bu üslubun etkileri oldukça ağırlıklı görülmektedir. "Zoomorf ":hayvan biçim, "antropomorf: insan biçim anlamına gelmektedir. Mezar taşlarında bu yönde değerlendirmelerin ilk kez bu kadar geniş ve derli toplu yapılması sağlanmıştır.

12. GEOMETRİK MOTİFLER

Kırşehir mezar taşlarında az da olsa geometrik motiflere yer verilmiştir. Bu motifler Caca Bey Medresesi ve Caca Bey Hanında görülmekte olup karşılaştırmaları yapılmıştır.

13. KANDİL VE MUM ŞAMDAN MOTİFLERİ


Kırşehir mezar taşları çok sayıda kandil, şamdan motiflerinin işlenmiş olasıyla bilinir ve araştırmalarımız da bunu ortaya getirdi. Kandil motifi Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli, Aşık Paşa, Yunus Emre, Ahmet Gülşehri aydınlığındaki Kırşehir'in simgesidir. Zaten Aşık Paşa Garipnamesinde insanı kandile benzetmekte ve mezar taşlarındaki anlamını ortaya sermektedir. Aşık Paşanın kandil üzerine tasavvufi beyitlerine yer verilerek mezar taşlarındaki kandil konuları açıklanmıştır. Aşık Paşa ve Ahmet Gülşehri'nin eserlerindeki bu yöndeki değerlendirmeleri alınarak isabetli sonuçlara varılmıştır. Bu konu hakikaten büyük önem taşımaktadır. Bir mezar taşının bir yüzünde "Allah, Muhammed ve Kur’an" (üçleme) lafzı geçerken taşın diğer yüzünde iç içe Üç kandil ve üç kandil askısı bulunması bu tür simgeleştirmeyi yazı ve biçim olarak bir arada açıkça ortaya getirmektedir.

14- KOZMOLOJİK MOTİFLER; AY, GÜNEŞ, FELEK VE YILDIZ

Kırşehir Mezar taşlarındaki ay güneş yıldızlar açıklanmaya çalışılmıştır. Konunun tasavvuf! yönü olduğu gibi Garipname incelendiğinde görülmektedir ki aşık Paşa gezegenlerin çıplak gözle görülen özelliklerini yazmaktadır. Gülşehri de bize kozmolojik bilgiler verir. Mimaride kamer yani ay kadını şems yani güneş erkeği simgelediği anlaşılır. Kırşehir mezar taşlarında ise bu motifler kişinin aydınlığını simgelediği gibi kozmolojik anlamları da olmalıdır. Bir Kırşehir sandukası üzerindeki ay güneş düzenlemeleri o kadar bariz ve iyi işçiliklidir ki söylenecek bir söze mahal bırakmıyor. Rozetlerden başka kandilleri bile birer kozmolojik simgeler olarak kabul etmek mümkündür.

15. KADEH MOTİFİ

Türk kültüründe kadeh önemli bir motiftir, hâkimiyet simgesidir. Bu gelenek Balbal adı verilen Orta Asya Türk mezar taşlarından beri gelir. Anadolu'da ise İslam inancı içinde Allah aşkının taşıyıcısı olarak da anlam kazanmıştır. Kırşehir mezar taşlarındaki kadeh ise bu anlamda olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu konuda tasavvuf eserlerindeki ifadeler verilmiştir.

16. YAZI

Kırşehir Mezar taşlarında Selçuklu sülüsü (istifli) kullanılmıştır. İyi işçilikli, İyi ve vasat yazı örnekleri olduğu gibi özensiz ve bozuk imlalı yazılara rastlanmaktadır. Dikkati çeken bir başka konu da Kırşehir mezar taşlarında ayet ve hadisler dışında Arapça ve Farsça ifadelerin pek görülmemesidir.

17. KIRŞEHİR MEZAR TAŞLARINDA KULLANILAN MALZEME VE ŞLEME TEKNİKLERİ

Kırşehir bölgesi mermer bakımında büyük rezerve sahiptir. Bu rezerv Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlıda kullanıldı. Selçuklu mezar taşları da mermerden yapılmıştır. Ahlât tipi tüf malzemeden yapımlı sanduka ise bunun dışındadır. Bu bölümde mermerin işlenişinde kesim teknikleri incelenmiş daha çok Türklerin eskiden beri kullandığı eğri kesim tekniğinin tercih edildiği görülmektedir.

18. KIRŞEHİR MEZAR TAŞLARININ KIRŞEHİR TARİHİ BAKIMINDAN İNCELENMESİ


Kırşehir Mezar taşlarındaki kişiler Kırşehir tarihindeki kişiliklerle karşılaştırılmıştır. Mezar taşlarında Ahi Ahmed, Ahi Hasan, Ahi Selman, Ahi Ali gibi yeni Ahi isimleri tespit edilir.

Kırşehir mezar taşında geçen Mehmed oğlu Caruk adı bize Anadolu'da yirmi dört Oğuz boyundan olup da az sayıda olan Caruk boyunun şehrimizde mevcutluğunu gösterir.

1925 yılında Rus Araştırmacı Gordlevski'nin bahsedip de Cevat Hakkı Tarım'ın tespit etme imkanı bulamadığı Aşık Paşa'mn kızlarına ait Hacı Hatun ve Melek Hatuna ait mezar taşları tarafımızdan tespit edilerek tanıtılmış fotoğraflarına yayınımızda verilmiştir, (resim 350-356)

Mezar taşında adı geçen Vaiz Şemseddin'in adı Caca Bey vakfiyesinde bulunmuştur. Vaiz Şemseddin'in kimliği ve kişiliği hakkında yeni bilgi ve değerlendirmeler yapılmıştır.

Kitabın bu bölümünde başkaca önemli yeni tarihsel bilgiler verilir

19. SONUÇ (BÖLÜMÜ)

Bu bölümde sonuç olarak verilen bilgiler arasında Kırşehir'de gerek mimaride gerek mezar taşlarında gerekse fikirlerdeki özgünlükten söz edilmiştir. Bu bölümde bir takım değerlendirmelerin yanında Hoca Ahmed Yesevi'ye ait şu dörtlüğe yer verilmiştir.

Sünnet imiş, kafir de olsa, incitme sen;
Hûda bizardır katı gönül incitenden;
Allah şahit, öyle kula hazırdır sicim;
Bilginlerden duyup bu sözü söyledim işte.

20. KATALOG

Katalogda eserlerin tanıtımı sistematik ve ayrıntılı olarak yapılmıştır. Bu bölümde değerlendirme çok az yapılmış değerlendirmeler önceki bölümlere bırakılmıştır. Fotoğraf ve çizim listesi verilmiştir.

KAYNAKLAR VE BİBLİYOGRAFYA

Yararlanılan yüzlerce kaynağa yer verilmiş olup bibliyografya gerekli ve yeterli hacimdedir. Ayrıca şimdiye kadar yapılan Kırşehir bibliyografyaları arasında en genişidir.

Sistematik olarak; konuların bilimsel tasnifi yapılmıştır. Kaynak ve dipnotların bölümlerin sonuna konulması tercih edilmiştir. Kitap 458 sayfadır. 631 fotoğraf, 264 çizim yer almaktadır. Fotoğraf ya da çizimlerin tamamına yakını eserin müellifi olan Mehmet Göktürk'ün çalışmalarıyla hazırlanmıştır. Alıntılar belirtilmiştir.

RESİMLER

Eserlerin fotoğraf kalitelerinin yüksek olmasına özellikle çaba gösterilmiş ve iyi fotoğraflar kullanılmıştır. 1888 yılma ait Kırşehir'in Kayabaşı Mahallesinin fotoğrafı önemlidir. Kırşehir'de henüz 1930'lu yıllardan daha eski fotoğraf henüz görülmemektedir. Bu fotoğraf şehrin merkezindeki Kale (Kale Höyük) üzerinden alınmış olup şehir ve mahallenin 19. yüzyıl sonlarındaki durumunu ve tarihi şehir hamamını göstermesi bakımından önemlidir. Fotoğrafta görülen yapılardan günümüze hamam ve Zemine Hatun Camiinden başka yapı gelmemiştir. Ancak Eski İstanbul Caddesi olarak bilinen yol güzergâhının korunduğu görülmektedir.

ÇİZİMLER

Eserlerin daha iyi algılanmasına çalışılarak Özellikle nokta çizimi tekniği kullanılmıştır.

SONSÖZ

Yukarıdaki özet anlatımlar içinde yine bir çok yeni bilgi ve değerlendirmelerle kitabımız donatılmıştır. Yayınımız en iyisi olduğu iddiasından uzak olmakla birlikte kültürümüz, ülkemiz ve yöresel olarak Kırşehir’imiz için yeni imkânları doğuracağını düşünüyor bunu temenni ederek saygılarımızı sunuyoruz.

Mehmet GÖKTÜRK
Kırşehir Müzesi
3 Kasım 2008





Bu site Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 3679 kez gösterilmiştir.